0212 613 76 66

Kalbimin yarısını Pakistan’da emanet bıraktım...

Azad Keşmir’deki Rara Koleji ve Yetimhanesi’nde yetkililer ve çocuklar bizleri balkonlardan çiçekler atarak, Türk ve Pakistan bayrakları sallayarak, Türkçe “hoş geldiniz” diyerek karşıladılar.

 

Bismillahirrahmanirrahim
Ailem ve çevremdeki insanlara Yetim Dayanışma Günleri programı kapsamında İHH İnsani Yardım Vakfı ile birlikte yetimlere destek vermek amacıyla Pakistan’a gideceğimi söylediğimde tuhaf bakışlarla karşılaştım. Bakışlar şunu söylüyordu: “Ne işin var Pakistan’da, Türkiye’de yetim mi kalmadı da Pakistan’a gidiyorsun?” Bense tüm itirazlara rağmen kararımı vermiştim; programa Öz Kevser Vakfı ve Gülistan dergisini temsilen Mesut Necati Basmacı kardeşimle beraber katıldım.

Ev halkıyla helalleşip evimden ayrılırken eşim ve çocuklarıma turistik bir geziye değil Cenab-ı Hakk’ın rızasını kazanabilmek niyetiyle hayırlı bir hizmet için bu yolculuğa çıktığımı ve bu yolculuğun hem şahsım hem de vakfın hizmetlerinin daha fazla gelişip bereketlenmesine vesile olacağını ümit ettiğimi söyledim. Ayrıca Peygamber Efendimiz (sav)’in, “Kim benim ümmetimin yetimlerine sahip çıkarsa ahirette iki parmağın yan yana olduğu gibi ben de onlarla yan yana olacağım.” hadisi şerifine mazhar olabilme niyetiyle de bu yola çıkıyordum. Yaklaşık beş buçuk saat süren yolculuğumuzun ardından sabah saat 04.30’da Pakistan’a vardık. Uzun yolculuk sonrasında İHH Pakistan sorumlusu Mehmet Kara ağabey ve yetim çocuklarımız tarafından sevgiyle karşılanmak tüm yorgunluğumuzu aldı.

 

Pakistan’da şehri kuş bakışı görebileceğimiz Magala Tepesi’ne gittik. İHH’nın partner kuruluşu Hubeyb Vakfı’nın bahçesinde yetim çocuklarımızla birlikte akşam yemeği yedik ve sonrasında yetimlerin düzenlemiş olduğu programa katıldık. Programın ardından çocuklarımız için getirdiğimiz kırtasiye, temizlik seti ve giysiden oluşan hediyelerimizi dağıttık. Buradaki arkadaşlar çocuklara karşı son derece özenli. Hatta bizlere de nazikçe çocuklara acıyan gözlerle değil kendi çocuklarımıza bakar gibi bakmamız gerektiğini hatırlattılar. Bizler de bu yerinde uyarıyı dikkate alarak çocuklarla tek tek tanışıp birlikte oyunlar oynadık. Yetimlerin arasında zaman zaman kendimi zor tutuyordum, onları kendi çocuklarımın yerine koyduğumda babalarının onlarla hiçbir zaman birlikte olamayacağını, başlarını okşayıp dertlerini dinlemeyeceğini, isteklerini nazlanarak babalarına anlatamayacaklarını; askerliklerinde, düğünlerinde kısacası en önemli anlarında onların yanında olmayacağını ve bu ayrılığın ahirete kadar süreceğini düşündükçe Peygamber Efendimiz (sav)’in yetimler hakkında söylediği hadisin önemini tüm zerrelerimde yakinen hissettim ve onları severken tarifi imkânsız duygular yaşadım.

 

Bir sonraki gün İslamabad’dan ayrılarak Azad Keşmir bölgesindeki Rara Koleji ve Yetimhanesi’ne gitmek üzere yola çıktık. İslamabad’la Azad Keşmir arası yaklaşık 120 km. Bozuk ve virajlı yollar nedeniyle yolculuğumuz beş saat sürdü. Geçtiğimiz yolların kenarlarında yüksek uçurumlar vardı. Yağan yağmurlar nedeniyle heyelanların oluştuğu yol güzergâhımızda zaman zaman tek aracın geçebileceği tahta asma köprülerden geçerek Cenab-ı Allah’ın izniyle kazasız belasız Keşmir’e vardık. Azad Keşmir özerk bir bölge olduğu için bölgeye pasaport kontrolünden sonra girebildik.

Azad Keşmir’deki Rara Koleji ve Yetimhanesi’nde yetkililer ve çocuklar bizleri balkonlardan çiçekler atarak, Türk ve Pakistan bayrakları sallayarak, Türkçe “hoş geldiniz” diyerek karşıladılar. Rara Yetimhanesi müdürü Zahit Bey’in Rara hakkında yaptığı bilgilendirme ve sunumun ardından çocuklarla tanışıp hediyelerini dağıttık. Daha sonra yetim çocuklarımızın hazırlamış olduğu gösterileri izledik ve akşam yemeğini birlikte yedik. O gece Rara Yetimhanesi’nde kaldık. Sabah namazını yetim çocuklarımızla birlikte kıldıktan sonra kahvaltımızı yapıp çocuklarımızla birlikte pinpon, tenis, basketbol, satranç, voleybol, balon patlatma ve benzeri oyunlar oynadık, uçurtma uçurttuk. Bu anlar hayatım boyunca unutamayacağım ve aynı zamanda şükrümü arttıran anılar olarak her zaman hafızamda kalacak.

 

Rara Yetimhane müdürü Zahit Bey ve eşini ise ayrıca takdir ettim. Samimi ve gayretli çalışmalarıyla ve çalışanlarıyla Rara Yetimhanesi’ni büyük ve sıcak bir aileye dönüştürmüşler. Yetim olmayan çocukların bile sahip olmadığı imkânlar buradaki çocuklara sunuluyor. Okul müdürü Zahit Bey’in; “Burada yetim çocuklar değil geleceğin bilim ve ilim adamları ile bürokratlarını yetiştiriyoruz. Onun için onlara dikkatli bakın, onlara karşı acıma duygusuyla hareket etmeyin. Bizler burada ümmet bilinciyle Kur’an ve sünnete bağlı bireyler yetiştiriyoruz. Bu çocuklar Pakistan’ın geleceği olacaklar inşallah. Sizler bu çocuklara sahip çıkmazsanız başkaları gelip bu çocuklara sahip çıkar. Bizler Allah-u Zülcelal’in yardımlarına güveniyoruz. Allah (cc) bizlerle beraberdir. Zorluklarına rağmen bu hizmetten geri kalmayacağız inşallah.” şeklindeki sözleri hepimizi derinden etkiledi.

Ziyaretlerimzi arasında Hripur’da vardı. İslamabad’dan Haripur’daki Rumi Okulu’na ve yetimhanelere yaklaşık bir buçuk saate vardık. Burada bizleri daha öncekilerden de görkemli bir törenle karşıladılar. Kendimi cumhurbaşkanı gibi hissettim. Bandoyu görünce âdeta yürüyüşüm değişti. Çiçekler ve sevgi gösterileriyle kalbimizi bir kez daha fethettiler. Haripur Yetimhanesi’nin yetkili müdürü geniş bir alanda kurulan Rumi Okulu ve Yetimhanesi’ni tanıttıktan sonra yapılması planlanan hizmet binaları, büyük bir cami, medreseler ve sosyal tesislerin projeleri hakkında bilgiler verdi. Ardından çocuklarla tanışıp hazırlanan hediyeleri onlara dağıtarak yeni bir mutluluk daha yaşadık. Çocuklarla birlikte öğle yemeğini yedikten sonra çok kapsamlı bir şekilde hazırladıkları gösterilerini izledik. Haripur Yetimhanesi’ne, Rara Yetimhanesi’ndeki yetimler de misafir olarak geldiler. Birlikte halat çekme yarışı, güreşler, bilek güreşi, karate ve benzeri yarışmalar yaptık. Bir gün önce Rara Yetimhanesi’nde tanıştığımız çocuklar hemen yanımıza geldiler, birbirimize hasretle sarıldık. Sanki uzun süredir göremediğimiz bir yakınımızı görmüş gibi sevindik. Program boyuncu çocuklar beni yalnız bırakmadılar. Hatta bilek güreşi yapmak üzere tezahüratlarla beni sahneye çıkardılar. “Rara, Rara!” diye tezahüratlar yapıyorlardı. Yemek sonrasında ayrılık vakti gelmişti, vedalaşıp oradaki yetkilere teşekkür ederek otelimize geri döndük.

Ertesi gün İslamabad’daki otelimizden ayrılarak Sargodha’da bulunan Hubeyb Koleji’ne hareket ettik. Bir buçuk iki saat sonra Sargobha Hubeyb Koleji’ne vardık. Bizleri burada da çiçeklerle ve sevgi gösterileriyle karşıladılar. Bu kolejde sadece kızlar eğitim görüyor. Bizlere sürpriz olarak altı yetim kızımızın toplu düğün törenini bu güne almışlar. Bizi de onur konuğu olarak düğüne davet ettiler. İHH Pakistan sorumlusu Mehmet Kara’nın ricası üzerine düğün merasimine katılan misafirlere yönelik kısa bir konuşma yaptım. Yeni evlenen çiftleri tebrik edip onlara Peygamber Efendimiz (sav)’in evlilikle ilgili hadislerini hatırlattım. Evlenen çiftlere beş çocuk yapmalarını tavsiye ettim. Sonra öğrendim ki damatlar bana neden daha fazla çocuk yapmalarını söylemediğim için kızmış; çünkü Pakistan’da 8 veya 9 çocuk makbulmüş. Bir de evlenen çiftlerimizin nikâh şahidi olma şerefini bana lütfettiler. Buradaki etkinlikler ve yemek ikramından sonra Sargodha Hubeyb Koleji’nden de ayrılma vaktimiz gelmişti. Hüzünlü bir şekilde Hubeyb Vakfı’nın genel merkezine yani seyahatimize başladığımız Pakistan’daki ilk noktamıza geri döndük. Vakıfta istişarelerde bulunup altı günlük programımızın genel bir değerlendirmesini yaptık. Konuşma sırası bana geldiğinde tüm yetimhanelerden ayrılırken oralardaki yetkililere söylediğimi bir kez daha tekrarladım: “Ben yetimlerin kalbinin yarısını yanıma alarak Türkiye’ye dönüyorum. Kendi kalbimin yarısını da onlara emanet olarak bırakıyorum. Sizler beni hep yanınızda hissedin, ben de sizleri hep yanımda hissedeceğim. En kısa sürede yardımlarla geri dönüp emanetlerimizi tekrar birleştireceğiz; yani kalplerimizi… Arkadaşlarıma ve bulunduğum tüm ortamlardaki insanlara sizlerden bahsedeceğim ve onlara kafalarını gömdükleri kumlardan çıkarıp dünyaya bakmalarını ve dünyada yaşanan çaresizliklere duyarsız kalmamalarını, gereksiz ve lüks harcamalarıyla kaç tane yetime sahip çıkabileceklerini hatırlatacağım. Bugüne kadar biz de bu yaşananlardan habersizdik ve mesul değildik ama bugünden itibaren bu yetimlere duyarsız kalırsak Allah katında mesul oluruz!..”

Bu hizmetlerde emeği geçen başta İHH İnsani Yardım Vakfı’na, Hubeyb Vakfı’na ve yetkililerine hususen İHH Pakistan sorumlusu Mehmet Kara’ya, Hubeyb Vakfı başkanı Nedim Bey’e, İHH kafile sorumlusu Yakup kardeşime, Rara Yetimhanesi müdürü Zahit Bey’e ve eşine, Pakistan’da bize teknik destek veren şoförümüze, tercüman kardeşim Abdurrahman’a, kameraman Cemil kardeşime, bölge rehberimiz Eprar kardeşime ve emeği geçen tüm gönüllülere şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca yolculuğumuz boyunca bizlere eşlik eden THY Pakistan müdürü Alp Bey’e ve konsolosluk temsilciklerine de teşekkür etmek istiyorum.
Ümit ediyorum ki, yapmış olduğunuz bu hizmetleriniz karşılığında Allah’ın izniyle ahirette Peygamber Efendimiz (sav) ile birlikte iki parmak gibi yan yana olursunuz inşallah. Sizlere şahitlik ettiğimiz için inşallah Cenab-ı Hak bizleri de bu halkaya dâhil eder.

 

Seyahatnamemi tamamladığımda geçen zaman içinde şunu fark ettim, hani bir yerinize bir şey batar veya yaralanırsınız ve yara sıcakken bir şey hissetmezsiniz, biraz zaman geçtikten sonra ve yaranız soyulduktan sonra acı hissetmeye başlarsınız ya, işte benim kalbimde de o sızı ve ağrılar başladı. Aklım ve gönlüm hep oralarda kaldı…

Selam ve dua ile es selamünaleyküm

 

DUYURULARIMIZ

Paylaşmak Kardeşliktir...

Başarılı,zeki fakat maddi imkanları sınırlı olan öğrencilerimize ve Kuran Kursu talebelerimize burs vermek onlara destek olmak isterseniz.


Devamını Oku...

Terörü ve Destekçilerini Lanetliyoruz..!

10 Aralık 2016 da İstanbul Beşiktaş’ta bir futbol maçından sonra yapılan terör saldırısı sonrasında Öz Kevser Vakfı basın bildirisini yayınladı.


Devamını Oku...

Yaşam malzemelerine ulaşmanın tek yolu ise Türkiye’den gelen yardımlar...

Katliamın 6. yılına girildiği Suriye’de, Rus ve Esed rejimi güçleri her gün sivillere yönelik saldırı gerçekleştiriyor. İnsanlar saldırılar altında hayatlarına devam etmeye çalışırken aynı zamanda da temel yaşam malzemelerine kolay...


Devamını Oku...

Halep İçin Yardımlarımız yola çıktı...

Öz Kevser Vakfı olarak kısa bir süre içerisinde yaptığımız yardım çağrısında  


Devamını Oku...

Yardımlarımız Tüm hızıyla devam ediyor...

Bir Müslümanın ihtiyacını giderenin, kıyamet günü ALLAH başka bir ihtiyacını giderir.


Devamını Oku...

Kalbimin yarısını Pakistan’da emanet bıraktım...

Azad Keşmir’deki Rara Koleji ve Yetimhanesi’nde yetkililer ve çocuklar bizleri balkonlardan çiçekler atarak, Türk ve Pakistan bayrakları sallayarak, Türkçe “hoş geldiniz” diyerek karşıladılar.  


Devamını Oku...

Berekerin Adı Kurban

Vakfımız bu yıl 23 Eylül 2015 Arife Günü mesai bitimine kadar kurban bağışlarınızı alacaktır. Unutmayın ki ne kurbanların etleri, ne de kanları asla Allah’a ulaşacak değildir. Lâkin Ona ulaşan tek şey,...


Devamını Oku...

Tekzib

Seyda Muhammed Konyevi hazretleri ile alakalı sosyal medyada çıkan haberler gerçeği yansıtmamaktadır. Seyda hazretleriyleri kendisini ziyarete gelen herkese dua etmektedir ama bu yapılan duanın farklı mecraya çekilmesi camiamızı üzmüştür.


Devamını Oku...

Öz Kevser Vakfı - Sevgi Dalı Projesi

Sevgi Dalı Projesi Sevgi Dalı projesi ve Gençlik spor bakanlığı tarafından birlikte her yıl düzenlenmekte olan Gençlik kampları bu yıl Samsun Nebiyan Yaylası 19.Mayıs dağın'da çeşitli faaliyetlerle tamamlandı


Devamını Oku...

Terörü Lanetliyoruz

Terör ya da terörizm, siyasal, dinsel ve/veya ekonomik hedeflere ulaşmak amacıyla sivillere; resmî, yerel ve genel yönetimlere yönelik baskı, yıldırma ve her türlü şiddet içeren yolun kullanımıdır. Terör uygulayan organize...


Devamını Oku...

Milletimizin Başı Sağolsun

06 Eylül 2015 tarihinde Dağlıca’da bölücü terör örgütü tarafından düzenlenen haince saldırıyı şiddetle kınıyor, şehit olan 16 askerimize Cenab-ı Hak’tan rahmet, ailelerine başsağlığı dileriz. Milletimizin başı sağolsun.


Devamını Oku...

Srebrenitsa Katliamının 20. Yıldönümü

11 Temmuz 1995 günü yapılan bu katliam insanlık tarihinin en kara sayfalarından biridir. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'da yapılan en büyük katliamdır. Srebrenitsa Katliamıda Srebrenitsa Soykırımı, 1991-1995 Yugoslavya İç Savaşı (Hırvatistan...


Devamını Oku...

Sevgi Dalı Projesi

Gençlik ve Spor Bakanlığıyla yürütülen Sevgidalı projemiz! İstanbul denetim serbestlik Bakırköy şube müdürlüğüyle birlikte 06,07,2015 ve 07,07,2015 tarihleri arasında Ramazan ayı ziyaretlerinde ailelerimizle buluştuk , buluşmalarımızda aile taramaları ve Ramazan kumanyası...


Devamını Oku...

Paylaşmak Kardeşliktir...

Terörü ve Destekçilerini Lanetliyoruz..!

Yaşam malzemelerine ulaşmanın tek yolu ise Türkiye’den gelen yardımlar...

Halep İçin Yardımlarımız yola çıktı...

Yardımlarımız Tüm hızıyla devam ediyor...

Kalbimin yarısını Pakistan’da emanet bıraktım...

Berekerin Adı Kurban

Tekzib

Öz Kevser Vakfı - Sevgi Dalı Projesi

Terörü Lanetliyoruz

Milletimizin Başı Sağolsun

Srebrenitsa Katliamının 20. Yıldönümü

Sevgi Dalı Projesi

Öz Kevser Vakfı

Topcular Mahallesi Gürbüzler Caddesi no : 9 Eyüp İstanbul PK. 34060

0212 613 76 66

0212 613 76 66

bilgi@ozkevservakfi.org.tr

Bizi Takip Edin